Kazım Özalp
1882de Köprülüde (Makedonya Cumhuriyeti sınırları içinde yer alan Titov Veles) doğan Kazım Özalp 1902de Harp Okulunu, 1905te Harp Akademisini bitirdi. İlk görev yeri olan Selanikte 36.Alayda görev yaparken İttihat ve Terakki Cemiyetine girdi. 1909da 31 Mart Ayaklanmasının bastırılması hareketine, 1912de Balkan Savaşına katıldı. I.Dünya Savaşında Doğu Cephesinde Ruslarla savaştı ve rütbesi 1914te binbaşılığa, başarılarından dolayı da 1915te yarbaylığa, 1917de albaylığa yükseltildi. 1919da Kurtuluş Savaşı başlayınca Heyet-i Temsiliye kararıyla Kuzey Cephesi komutanlığına atandı; 1920de Aznavur Ayaklanmasını bastırdı. I.Dönem TBMMye Karesi milletvekili olarak girdi; 1921de olağanüstü yetkilerle Kocaeli bölge komutanı olarak görevlendirildi ve İzmit ile Adapazarını düşmandan geri aldı. Emrine verilen kolorduyla Sakarya Savaşına katıldı, gösterdiği başarı nedeniyle Eylül 1921de rütbesi tümgeneralliğe yükseltildi. 1921 sonunda kolordu komutanlığını bırakan Kazım Özalp, Ocak 1922de milli savunma bakanlığı görevini üstlendi ve aynı yıl korgeneral, 1926da orgeneral oldu; 1927de emekliye ayrıldı.
TBMMdeki yerini 1920den, siyasal yaşamdan çekildiği 1954e kadar aralıksız koruyan Kazım Özalp, 1924-1935 arasında TBMM başkanı, 1935-1939 arasında da ikinci kez milli savunma bakanı olarak görev yaptı. 1971-1972de yayımlanan Milli Mücadele adlı bir de kitap yazdı.
Kurtuluş Savaşının önde gelen adlarından asker ve siyaset adamı Kazım Özalp 6 Haziran 1968de Ankarada öldü.
ESERLERİ
1.Atatürk’ten Anılar
Kazım Özalp, Teoman Özalp
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları / Atatürk Dizisi …
1930′lu yıllarda çocuk yaşlarında olan, bugünün belirli yaş düzeyinin üzerindeki akranlarımdan bir kısmı, Atatürk’ü, bir kez uzaktan dahi görmüş olmayı, haklı olarak büyük bir mutluluk saymaktadırlar. Ben bu yönden gerçekten çok şanslı bir insanım. Babamın ona yakınlığı nedeniyle çok kereler Atatürk’le beraber olabilmek şansına eriştim. Bu ülkede yaşayan herkes, eğer Atatürk ile ilgili bir anısı varsa, bunu milletine mal etmeyi bir görev saymalıdır. Bu nedenle, her ne kadar çocuk yaşlarımdaki anılar da olsa, bazıları, büyük dersler alınacak değerdedir. Anılarımı bu kitap içerisinde ikinci bölüm olarak yayınlamayı mutlu bir fırsat sayıyorum. Ailemizin elinde bulunan ve bazıları bugüne kadar hiç yayınlanmamış olan fotoğrafların, bu yayına bir katkı sağladığı inancındayım. Kitabın birinci bölümünü oluşturan babamın anılarında, kendi yazdıklarına aynen sadık kalınmış, ancak o devirde kullanılmakta olan Arapça kelimelerin bazıları, gençlerin daha iyi anlayabilmeleri için, bugün kullanmakta olduğumuz şekilde Türkçeleştirilmiştir. Belirli bir tarihten sonraki anılarda, soyadları ve kullanılmaya başlanmış bulunan yeni kelimeler kullanılmıştır
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuz yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Yorum Yazın